Salir

Movil logo

Salir

Movil logo

ÇİFTÇİLERE ÖZEL

Hayvan Sağlığı ve Bakımı

İneklerin Bakımı ve Beslenmesi

Yetişkin sığır davranışları; genetiğe ve yönetime bağlı olarak şekillenebilmektedir. Sakin bir şekilde davranılarak yetiştirilen buzağı, dana ve düveler agresif bir şekilde idare edilmiş olanlara göre inek dönemlerinde daha kolay yönetilebilmektedir. İyi davranılmış hayvanlar kendileri ve çiftlik personeli açısında daha az yaralanma riski taşımaktadırlar.

Yapılan araştırmalarda; ineklerin, geçmişte yaşadığı acı ve ıstırap veren kötü deneyimleri kolayca hatırlayabildikleri, yaşadıkları stresin bağışıklık sistemlerini zayıflattığı, sindirim ve üreme fonksiyonlarında da gerilmeye yol açtığı ortaya konulmuştur. Sürü yönetiminde, bakım ve beslenmenin yanı sıra stres faktörleri değerlendirmeye alınmalıdır. Arkadaş seçen, aralarında gruplaşmayı ve rutin yaşamayı seven inekler, gruplarından ayrılmaları halinde yeni ortamına alışana kadar stres yaşamaktadırlar.

Sığırlarda; gürültü, ses, bağırma, dövme, ürkütme, koşturma, kaygan zemin, yatma zeminin sert (beton, taş v.b) olması, yağış, çamur, havasız ortam, hava cereyanında bırakma, yüksek nem, sıcaklık, aşırı güneş, susuzluk, açlık, bozuk yem, ani yem ve hava değişikliği, kalabalık ve sıkışık ortam, bakıcı ve sağımcı değişikliği, sağımcıların uyguladıkları yanlış sağım teknikleri, veteriner hekimler dışındaki ehliyetsiz kişilerin hayvanlara müdahale etmesi, yalnız bırakma, doğru(yaş, cinsiyet, ırk, verim) gruplamama, kötü ve yetersiz ışıklandırma gibi her türlü kötü çevresel koşullar stres sebebidir.

Kısaca hayvanda rahatı ve konforu bozan her şey stres kaynağıdır.

Çiftlik Hayvanlarının Korunmasına ilişkin Avrupa Birliği Çiftlik Hayvanları Refahı Konseyinin belirlemiş olduğu hayvanlara sunulması gereken 5 Temel Hak; Hayvanlar aç ve susuz bırakılmamalıdır; Sağlığını ve gücünü tam koruyacak taze su ve yiyeceğe daimi erişim, Hayvanlar rahat ettirilmelidir: Barınak ve rahat dinlenme alanlarını da içeren korunaklı uygun yaşam ortamları,Hayvanlar ağrı, yaralanma ve hastalıklardan uzak tutulmalıdır: Koruyucu tedbir, hızlı teşhis ve tedavi, Hayvanlar doğal davranışlarını gösterebilmelidir: Aynı türden hayvanların yeterli alan ve uygun tesislerde bir arada tutulması,Hayvanlar korku ve stresten uzak tutulmalıdır: Izdırabı önleyici koşullar ve tedavi.

Yem ve Yemlemede Önemli Bazı Hatırlatmalar

  • Bütün yeni yemler (çayır ve mera yeşil otları dahil) 7-14 günlük alıştırma programı dahilinde kademeli artırılarak yedirmelidir.
  • Bahar aylarında mera otlarında selüloz oranı çok düşük olduğundan hayvanlar meraya çıkmadan veya meradan döndüklerinde mutlaka kuru ot takviyesi yapılmalıdır.
  • Aşırı gübreleme bitkilerde nitrat ve nitrit maddelerinin artmasına neden olur. Nitrat ve nitrit bitkilerde A, D ve E vitaminlerini azaltacağı gibi hayvanlarda nitrit zehirlenmesine yol açacağından dikkatli olunmalıdır.
  • Tahıllar nem oranı %13’ün, otlar ise % 15-18’in altına düşürülerek depolanmalıdır.
  • Küflü yemler doğrudan hayvanın metabolizmasını bozduğu gibi (metabolik hastalıklar, yem tüketiminde azalma, yemden yararlanamama, döl verimi düşüklüğü, atıklar, bağışık sistemini baskılama, ayak hastalıkları gibi) gıdalara geçerek insan sağlığını ciddi bir şekilde etkilemektedir. Bu nedenle az miktarda da olsa hayvanlara küflenmiş sılaj, kuru ot veya kesif yemler verilmemelidir.
  • Mikotosin üremesinden şüphe edilen yem hammaddelerinden numune alınırken sadece küflü kısımlardan değil en az on farklı noktadan örnek alınarak usulüne uygun seri bir şekilde laboratuvara ulaştırılmalıdır.
  • Hayvanda asidoza yol açan melas, pekmez gibi konsantre şekerler; bir başa günlük 500 gramdan fazla verilmemelidir.
  • Bir yemlemede\öğünde maksimum 2 kg/baş konsantre yem verilmelidir.
  • Yem çuvalları tahta ızgara üzerinde serin, kuru, ışıksız bir ortamda ve ağızları kapalı olarak saklanmalıdır. Çuval istifleri yazın 5, kışın ise 7 çuvaldan fazla olmamalıdır.
  • Yemlik ve suluklar düzenli olarak temizlenmelidir. Yemliklerde tüketilmeyen yemler bekletilmeden uzaklaştırılmalı yerine taze yemler konulmalıdır.
  • Pancar yaprakları bol şeker içerdiği için fazla verilmesi işkembeyi ve bağırsakları tahriş edeceğinden dikkatli davranılmalıdır.
  • Çimlenmiş veya küflü- kokuşmuş tohumlar zehirli olduğu unutulmamalıdır.
  • Soğan, lahana ve karalahana yaprakları hayvanlarda iç kanamalara yol açacağından fazla yedirilmemelidir.
  • Depolarda zamanla insan yiyeceği özelliğini kaybeden hububat daneleri hayvanlara verilmemelidir.
  • Fırın ve yemek artıkları hayvanlara yedirilmemelidir.
  • Elek altı, değirmen altı kırık buğdayların içinde yabani ot bulunduğundan rasyonda %5’den fazla verilmemelidir.
  • Çöplük veya çevre kirlenmesinin olduğu fabrika alanlarında, ana yol kenarlarında hayvanlar otlatılmamalıdır.
  • İşletmedeki hayvan varlığına göre yıl içerisinde işletmede üretilecek kaba ve kesif yemlerle, piyasadan temin edilecek yemlerin ekonomik şekilde değerlendirilmesi için yıllık yemleme planlamasının yapılması en akılcı yoldur.
  • Sığırlar istikrar ve alışkanlığı sevdiğinden, zorunluluk hasıl olmadıkça Rasyon değişikliklerinden kaçınılmalıdır.